<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>LÜLEBURGAZ HABER &#187; İNTERNET</title>
	<atom:link href="http://www.luleburgaz.org/kategori/luleburgaz-net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.luleburgaz.org</link>
	<description>Lüleburgazdan Haber Var</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 19:33:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>2012 MAYA KEHANETLERİ</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/2012-maya-kehanetleri/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/2012-maya-kehanetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 13:57:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=5158</guid>
		<description><![CDATA[Dünya belirgin bir değişim yaşıyor. Belki Maya’ların 21 Aralık 2012 fenomeni ile de ilişkilendirilebilecek bu oluşumlar şuan bilmediğimiz veya farkında olmadığımız bir olay için zemin hazırlıyor olabilir. Artık biz insanlarda sık sık değişen, alışık olmadığımız hava koşullarına, sellere, ani bastıran şiddetli soğuklara karşı, neler oluyor? Hiç böyle olmamıştı gibi söylemlerle tepkiler vermeye başladık. Gerçektende neler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya belirgin bir değişim yaşıyor. Belki Maya’ların 21 Aralık 2012 fenomeni ile de ilişkilendirilebilecek bu oluşumlar şuan bilmediğimiz veya farkında olmadığımız bir olay için zemin hazırlıyor olabilir. Artık biz insanlarda sık sık değişen, alışık olmadığımız hava koşullarına, sellere, ani bastıran şiddetli soğuklara karşı, neler oluyor? Hiç böyle olmamıştı gibi söylemlerle tepkiler vermeye başladık.</p>
<p>Gerçektende neler oluyor dünyamıza?<br />
Neler olabileceğine bakmadan önce gelin değişimi düşündüren olaylara bakalım.</p>
<p>MAYA KEHANETİNE GÖRE<br />
Bu konuyu yazarken amacımız insanları korkutmak ve karamsarlığa sürüklemek değil, şuan pek çok bilim adamının kafasını meşgul eden bir konuyla ilgili sizlerinde haberdar olmanızı sağlamaktır. Felaket tellallığından öte, eğer bir felaket gerçekleşecekse, buna hazırlıklı olmak amaçtır. Çünkü, medeniyetimizi devam ettirmek her türlü amacın üzerindedir. Bireysel düşünmeyi bir kenara bırakıp, toplum olarak ortak değerlerimizi ön plana taşımalıyız. Bu illa bir felaket olacak diye değil, yaşam kalitemizi arttırmak ve gerçekten “torunlarımıza” yaşanabilir bir medeniyet bırakmak içinde gerekli.<br />
Bu noktadan hareketle neden 2012 sorusunun cevabını ele alalım. Aslında tam olarak 21 Aralık 2012 (veya bazılarına göre 22 Aralık) tarihi ve sonrası olarak ifade edilen fenomenin çıkış noktası eski bir Güney Amerika medeniyeti olan Maya’ların kullandığı takvim sistemidir. Özellikle 1990′lardan sonra gelişim gösteren bu konu hakkında en ciddi araştırmalardan birini Amerikalı araştırmacı John Major Jenkins yapmış ve bunu 1997 yılında yayınladığı “Maya Cosmogenesis 2012″ isimli kitapta ortaya koymuştu. Şimdi ayrıntılarıyla inceleyelim.</p>
<p>Maya Takvimi<br />
Mayalar şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahip bir medeniyetti. Sadece Güneş, Ay ve Mars gibi bugün amatör gözlemcilerin dahi gözlemleyebildiği yakın cisimlerle değil, neredeyse bütün uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların hareketlerini gözlemlemişlerdi. Hatta bu gözlemleri sayesinde bir yılı bizim bugün süper bilgisayarlarla hesapladığımız süreden milyonda bir hata payı ile hesaplamışlardı. Zamanı ölçmede hassas hesaplara ulaşmak için döngülerden ve iki ayrı takvimden yararlanmışlardı. Bunların ilki, “kutsal takvim” olarak bilinen ve 20’şer günlük 13 aydan oluşan “Tzolkin” (Gün Sayımı) denen döngüdür. Bu döngü, 13 rakam ve 20 ismin oluşturduğu kombinasyonları içerir ve 260 günlük sürecin bitiş günü “13 Ahau”dur. “Haab” adını taşıyan bir ikinci takvim, bugün bizim kullandığımız güneş takviminin çok benzeridir ve yine 20’şer günlük 18 aydan oluşur. “Uinal” olarak adlandırılan bu 20 günlük ayların toplamı 360 gün yapar ve Maya zaman ölçümünde buna “tun” adı verilir. Normal güneş yılı için gerekli olan 5 artık gün, 5 tanrının adıyla “tun”a eklenir (aynı Mısır ve Sümer’de olduğu gibi!) Her iki döngünün gün sayıları ancak 52 güneş yılı sonra eşitlenir. Tzolkin ile Haab’ın bitişleri aynı güne denk gelir yani, Tzolkin’e göre 13 Ahau gününde, Haab da sona ermiştir. Ve diğer döngüleri şu şekildedir:</p>
<p>GÜN SAYISI İSMİ<br />
1 Kin<br />
20 Uinal<br />
360 Tun<br />
7200 Katun<br />
144000 Baktun</p>
<p>İşte Mayaların efsanevi “Long Count” yani “Uzun Sayım” dedikleri süreç, 13 Baktun’a eşittir (1.872.000 gün = 5125,36 güneş yılı) Maya tarihinde “başlangıcı” olarak belirlenmiş noktayı bilmezsek, yukarıdaki hesabı yapamayız. Bizim takvim sistemimize göre bu an, İsa’nın doğduğu varsayılan yıldır. Gregoryen takvimimizde biz bu yılı “0” olarak kabul eder ve öncesini, sonrasını buna göre hesaplarız. Mayalarda da bu tarihin başlangıcı 0.0.0.0.0 günü olmalıdır; yani herşeyin başlangıç noktası Arkeolojik bulgular ve Karbon-14 yöntemi yardımıyla yapım tarihi bizim takvimimize göre büyük bir kesinlikle belirlenen birkaç tapınakta (İzapa, Chichen Itza ve Monte Alban’da) Maya rahiplerinin, yapılış tarihini belgeleyen Uzun Sayım tarihleri de bulunmuş ve yanılma payıyla birlikte Milattan Önce 11 Ağustos 3114 tarihi 0.0.0.0.0 noktası olarak tespit edilmiştir. Ve buna göre 13.0.0.0.0 tarihi 21 Aralık 2012 gününe denk gelmektedir.</p>
<p>21 Aralık 2012’nin özelliği nedir?<br />
Maya takviminin 21 Aralık 2012′de bitmesinde ne var diye soruyor olabilirsiniz. Aslında bu tarih tespit edildikten sonra araştırmacılarında kafasına takılan soru buydu. Ve ilk akla gelende, astronomide bu kadar ileri bir toplumun bu tarihide bir astronomik oluşumla ilişkilendirmiş olma olasılığıydı. Bu yönde yapılan araştırmalar bu fikrin doğru olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür. John Major Jenkins, 21 Aralık 2012’de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay’ın üzerinde hareket ettiği, “Ekliptik” olarak adlandırdığımız “tutulum çemberi”nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu’nun dünyadan görülen ekvatoral çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre “galaksimizin merkezi” olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş’in de tam “gündönümü” sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle “Gündönümü Güneşi”, Ekliptik ile Samanyolu kuşağının “galaksi merkezi” olduğu belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu birleşim, Mayalara göre, “Güneşler” olarak adlandırdıkları devrelerin beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte. Maya kozmogonisine göre, dünyanın geçmişi, 13 Baktun’luk (aşağı yukarı 5125 yıl) devrelerden oluşur ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal değişimler ve büyük yenilikler içerir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara göre beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012’ye denk gelmektedir.</p>
<p>Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri, efsaneleri veya kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4 kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,</p>
<p>1- ” A door into the heart of space and time will open” , Zamanın ve uzayın kalbindeki kapı açılacak</p>
<p>2- ” The cosmos will be reborn or recreated ” , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak</p>
<p>3-  ” We will reach the Zero Point of the process – a moment of collective spiritual birth ” , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal doğuş anı</p>
<p>4- “…our basic orientations will be inverted. On the level of human civilization, our basic assumptions and foundation values will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values long since driven under the surface of our collective consciousness”<br />
Bizim basit doğamız ters yüz olacak.</p>
<p>Aslında tek önemli tarih 21 Aralık değil 2012 yılı için. Mayaların astronomi birikimlerinde, Boğa takımyıldızındaki Pleiades grubunun ayrı bir önemi var. G Bu yıldız grubunun gökyüzünün tepe noktasından (“Zenith” noktası) geçişi, Mayalar için önemli bir olaydı ve genellikle Tzolkin ile Haab’ın son günlerinin çakıştığı 52 yıllık dönemin sonunda yaşandığı için de fazlasıyla önemsenirdi. Monte Alban’dan İzapa’ya dek birçok kentte, gökyüzünün tepe noktasını gözlemlemek için hizalanmış şaftlara sahip yapılar bulunmuştur. Bu gözlem noktalarında başını yukarı kaldırıp belli bir anda daracık şafttan gökyüzüne bakan gözlemci, yalnızca Zenith noktasını görürdü. Meksika’nın güneyinde, İzapa’nın bulunduğu paralel üzerinde Güneş – Pleiades buluşması, presesyon etkisinden bağımsız olarak her yıl, ilkbahar ekinoksundan 61 gün sonra gerçekleşir. Günümüzde bu tarih, Güneş’in Boğa Burcu’na girdiği 20 Mayıs tarihine denk gelmektedir. Bu buluşma Zenith’te gerçekleşirse? Mayıs 2000′deki gezegen dizilimini hatırlayacaksınız. Ama ondan çok daha önemli birşeyi çoğunluğumuz bilmiyoruz Mayalarca önemli olduğu yeterince vurgulanan gün, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasıdır ve bu astronomik olayın gerçekleşme tarihi de 20 Mayıs 2000’dir. Mayalar, 13 Baktun’un hemen öncesine denk gelen bu astronomik buluşmayı, bir sürecin başlangıcını işaretlemek için kullanmışlardı Ünlü Kukulkan piramidinin tepesinde, doğrudan Zenith’e yöneltilmiş, çıngıraklı yılan kuyruğu biçiminde bir sütun yer alır. Çıngıraklı yılanın kuyruğundaki “çıngırak” işaretleri, Maya kültüründe Pleiades’in simgesidir. Çıngırağın biraz aşağısında, “Ahau yüzü” olarak adlandırılan bir kabartma vardır ve bu da, Güneş’i simgelemektedir. Bir bütün olarak Kukulkan piramidinin tepesindeki şekil, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasına işaret etmektedir yani.</p>
<p>HIZLANIŞI HİSSEDİYOR MUSUNUZ?<br />
Çağların değişimi başladı…<br />
Kadim kehanetler bunu daha önceden bildirmişti. Yerli gelenekler onurlandırdılar. Dünya içinde gerçekleşen değişimler, uyuma düzenlerinizi, ilişkilerinizi, bağışıklık sisteminizi düzenleme yetinizi ve zamanı algılayışınızı etkilemekte. 2000 sene önce belirtilmiş, bizi bedenimizde olağanüstü değişimleri kabullenmeye hazırlayan bir inisiyasyon yaşıyoruz. Bu değişim şu anda gerçekleşmekte.<br />
Dünyanın rezonansı (Schumann Resonance) binlerce yıldır 7.4 Hz.’di. 1980li yıllardan beri 12Hz’e ulaştı. Bu, bugün yaşadığımız 24 saatin eski zamanda 16 saate eşit olduğunu göstermektedir. Zaman hızlanıyor.</p>
<p>Kutup Değişimi<br />
Bir grup astrofizik ve jeofizik uzmanının, bilgisayar uzmanlarıyla beraber yürüttükleri araştırma sonucu sıra dışı bir olayın 2012′de başımıza gelme olasılığı olduğunu ortaya koymuş. Bahsi geçen konu hakkında bilgisi olmayanlar için izah edersem…</p>
<p>Bildiğiniz gibi Güneş’in ortalama 11 yıllık periyotlarda (ve son zamanlarda yapılan araştırmalarda 180 yıl civarında ikinci bir döngü daha var) aktivitesi zirveye çıkıyor. Kuvvetli patlamalar ve güneş lekeleri bu dönemde en yoğun zamanında oluyor. Son zirve dönemi 2000-2001 yıllarındaydı. Ancak bu dönemden bu yana düşüşe geçmesi gereken<br />
aktivite tam aksine az miktarda bir düşüşten sonra yatay bir düzey tutturmuş durumda. Yani bir sonraki zirve döneminin çok daha şiddetli olabileceğine dair bir işaret olabilir.</p>
<p>Bir sonraki zirve noktası ise 2012 yılına denk düşüyor. Yukarıda bahsettiğim araştırmanın da kilit noktası burası. Eğer bilgisayar ortamında yapılan teorik modellerin sonuçları doğruysa 2012 yılı civarında bizi bir Manyetik Kutup kayması bekliyor.<br />
Bu olay ortalama 200,000 yılda bir gerçekleşen, ancak bir önceki kaymanın 780,000 yıl önce olduğu bilinen bir olay. Mıknatıslardaki güney ile kuzey’in yer değişmesi olayı kısaca. Ancak bu bir anda başlasa da, bir günde biten bir olay değil. Manyetik yapının tekrar dengeye gelmesi ortalama 3000 yıl kadar sürüyor(muş).</p>
<p>Bu olayın nasıl olacağına dair bulgularda, + ve – kutbun, bu olay başlamadan önce diğer yarı kürede adacıklar mantığıyla bölgeler oluşturması ve genel manyetik güç kaybı oluşturması, olduğu tespit edilmiş durumda. Dünya’da ise son 300 yılda genel manyetik kutup %20 oranında zayıflamış durumda. Bu Antartika ve Güney Amerika’da, yani ozon tabakasının delik olduğu yerde %40’lara kadar çıkıyor. (yani ozon tabakasının asıl delinme nedeni olabilir)</p>
<p>Fazla uzatmadan sonuçlandırırsam, bahsi geçen araştırma bu olayın 2012 yılında gerçekleşeceğini ortaya koyuyor.<br />
Yani güneş’in aktivitesinin en güçlü olacağı zamanda bir kutup kayması. Aynı araştırma sonucuna göre bu olay milyonlarca yıl önce olduğu ortaya çıkıyor.</p>
<p>Güneş aktivitesi zirvesinde ve Manyetik kutup yer değiştirirse ne olur?</p>
<p>Manyetik kayma demek, dünyanın manyetosferinin, yani manyetik kalkanının bir süreliğine kapalı olması demek. Güneş’ten veya uzaydan gelecek her türlü etkiye açık olacağız demek.</p>
<p>Güneş’ten gelen zararlı ışınlar ve kozmik ışınlar direkt dünya yüzeyine ulaşacak. En basit sonucu milyonlarda kanser vakası.</p>
<p>Diğer olası sonuçlarından biri, dünyanın manyetik alanı etkin olmayacağından meteor gibi cisimlerinde yönlerinin dünya tarafından değiştirilemeyeceği, zam tersi çekileceği olasılığı…</p>
<p>Dünyanın yer çekimine etkisi tahmin edilememekle beraber, volkanlar, depremler vs… gibi olayların zirve yapacağı tahminlerden biri.</p>
<p>EĞER GERÇEKLEŞİRSE, küresel bir felaket bizi bekliyor demektir… En kötü senaryoda Tek kurtuluş olasılığı, yüzeyin altında yaşamak veya başka gezegene gitmek var. 3000 yıl süreyle…</p>
<p>DÜNYANIN DEĞİŞİMİ<br />
Dünyanın kalp atışı kabul edilen bir elektromanyetik rezonans vardır. 1954 ten beri bilinip, ölçülen bu değer, bulucusu Alman fizikçi Schumannın adıyla anılan, Schumann Rezonansı olarak, SR simgesiyle anılır ve Dünya yüzeyi ile 55km. lik atmosfer sonrasındaki iyonosfer arasındaki bölgede ölçülmektedir.<br />
Dünyanın bu kalp atışı, Güneşin düzenli 11 yıllık aktivasyon periyotlarına göre periyodik değişimler göstermesine rağmen, zannedilen o ki güneşin düzen dışı büyük patlamalarından doğan bir değişim geçirmektedir (Mayaların dediği gibi 2012 de kıyamet Güneşten gelecek). Bilim tarafından fark edildi ki bu rezonans, bu kalp atışı dramatik bir biçimde artmakta. Yıllar yılı 7.8 değerini koruyan ve yıllar içerisinde yükselen bu değer, bugün 12 devir/sn ye ulaşmıştır. 13 devir/sn’lik değer zero point olarak anılır ve Dünyanın dönmesi bu değere ulaştığında duracak ve Dünya tersine dönmeye başlayacak. Ayrıca Dünyanın manyetik alanı da buna ters orantılı olarak azalmakta! Son 4000 yıldaki değerler neredeyse son 4 yılda yarıya inmiş durumda…<br />
Ve bir magnetik tersliğin gelmekte olduğu bildiriliyor. Hatta seller, fırtınalar ve acayip hava şartları bu sebebe bağlanıyor. Ayrıca bu artıştaki hızlanma bizde, 24 saatlik bir günü, 16 saat olarak yaşanıyormuş gibi bir hissediş yaratıyor. Manyetik rezonansın 13 devir/sn. değerine varmasıyla, dönüş yönünü değiştirecek olan Dünyanın, çok uzun yıllar önce de dönüş yönünü değiştirip bugünkü yönünde dönmeye başladığı bildiriliyor. Bu değişim ile Dünya tersine dönmeye başlayıp, Güneşin batıdan doğacağı söyleniyor.<br />
Burada bir saplama yapalım 1959 yılına dönelim ve Bedri Ruhselmana gösterilen vizyonda da söylendiği gibi Dünya ekseninin yönünün değişmesi Ayrıca, Büyük Mutasavvıf Muhiddin-i Arabî ile İnsan-ı Kamîl kitabının yazarı Abdülkerim Ceylî kıyamet anlatımlarında benzer ifadelerle; Kıyametin bir başka alâmeti dahi; Güneşin battığı yerden doğmasıdır Bundan sonra tövbe kapısı kapanır! Daha önce iman etmemişse, artık bundan sonraki imanı nefse fayda vermez! demişlerdir.<br />
Ve bir başka spiritüel mesajda şu ifadeler bulunmaktadır;</p>
<p>Yaşanması mutlak olan bu devreye ermenize az bir zaman kaldığı ve ufkun batıdan gelişini mutlulukla karşılamaya hazırlandığınız bu günlerde; yani yakın olan bu ışık günlerinin arifesinde, insan milletinin hazır olmaya ihtiyacı vardır.</p>
<p>Aslında her şey bir vibrasyon yayma olayı olduğundan, en ince ve yüksek frekanslara doğru gelişen yeniçağ yapısı, kaba, düşük frekanslardan rahatsız eden etkiler almaktadır artık. Ancak, yüksek anlamlı değerlere, frekanslara daha fazla açılandığı için, çevreden gelen ses, renk, koku, manyetik alan frekanslarını daha fark edici, gönül frekanslarına, insan duygularına daha duyarlı, daha yüksek tatminleri arzulayan ve eski kaba tatminlerden artık zevk almayan yeni şuur insanı ortaya çıkmaktadır.<br />
İnsanın titreşimsel olarak farklılaşırken, devamlı bir etkileşim içinde olduğu yeryüzü de titreşimsel olarak değişmekte ve manyetik alanı yeni insana, yeni yüksek frekans yaşamına uyumlanmaktadır. Ve yüksek insanın yenidünyası ortaya çıkmaktadır. Yenidünya da artık yer almayacak olan ve bunun insandaki karşılığı endişe, korku olan düşük, alçak frekans tır. İşte bu oluş döneminde üzerinde en çok çalışılması gereken de, korku ve endişeye odaklı yaşanmamasıdır.</p>
<p>Yıllarca bu konuyla ilgili çalışmış Mother Shipton (Şipton Ana) diyorki:</p>
<p>“Uçaklardan, denizaltılardan, uydu haberleşmesinden, AIDS ten ve 20. Yüzyıldaki kadın-erkek davranışlarına kadar her şeyden bahsettikten sonra, 20. yüzyıla kadar insanlığa düşünme zamanı verilecek.”</p>
<p>”Sonraki yüzyıl (21.yy.) yaklaşmadan işaretler görülmeyecek;<br />
(2007 – 2010 arası dönem yaklaşmadan alametler görülmeyecek) deniliyor.”<br />
( 2007 – 2010 arası volkanik patlamalar ve Büyük depremler) dünyanın alt üst olduğu zamanın geleceği hakkında; (ABD, İNGİLTERE ve İSRAİL’in depremle yere batacakları hususu) “21.yy’da insan korkuyla titreyecek..</p>
<p>”Aklın ötesinde, dağlar kükremeye başlayacak, depremler kentleri yutacak, karalarda tufan, sel suları karalara taşacak. İnsanoğlu, çamur ve batağa gömülecek. Okyanuslar, kıyıdan yükselecek, eski kıtalar gidecek, yenileri dirilecek, (Atlantis ve Mu kıtaları Atlas okyanusunda ve Büyük okyanus da 2011 den itibaren yer yüzüne çıkacak Avrupa, Afrika ve Asya kıyıları tsunami dalgaları ile yok olacak.) kızgın canavar göklerden geçecek..<br />
Çok az sayıda insan kurtulacak. İnsan ırkı yeniden başlayacak. Kısa bir süre geçtikten sonra insan tüm olanları unutacak ve gülecek, kendisine gelecek. İnsan hak ettiği kaderi elde edecek.” diyor.</p>
<p>Bunlar şimdilik sadece 2012 yılının kehanetlerinden… Dileriz sadece kehanet olarak kalır ve gerçekleşmezler. 2012 yi karşılamamıza sayılı günler kala tüm herkes için iyi bir yıl olmasını temenni ediyoruz.</p>
<p>LİFE BURGAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/2012-maya-kehanetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>100Mbit İNTERNET GELİYOR</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/100mbit-internet-geliyor/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/100mbit-internet-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 17:27:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=4810</guid>
		<description><![CDATA[100 Mbit için alt yapı hazırlanıyor Kırklareli, sahip olduğu internet hızına bir yenisini daha katmaya hazırlanıyor. Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kırklareli Şubesi&#8217;nin yaptığı çalışmalarla alt yapının geliş-meye başladığı ilimizde Türk Telekom İl Müdürü Şükrü Şık bazı açıklamalarda bulundu. Kırklareli Türk Telekom İl Müdürlüğü başlattığı çalışmalarla ilimizde kullanılan interneti, günümüzde çıkarılabilecek en yüksek sınırlara getirerek vatandaşa sunmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>100 Mbit için alt yapı hazırlanıyor </p>
<p>Kırklareli, sahip olduğu internet hızına bir yenisini daha katmaya hazırlanıyor. Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kırklareli Şubesi&#8217;nin yaptığı çalışmalarla alt yapının geliş-meye başladığı ilimizde Türk Telekom İl Müdürü Şükrü Şık bazı açıklamalarda bulundu.<br />
Kırklareli Türk Telekom İl Müdürlüğü başlattığı çalışmalarla ilimizde kullanılan interneti, günümüzde çıkarılabilecek en yüksek sınırlara getirerek vatandaşa sunmaya hazırlanıyor. Kırklareli&#8217;nde alt yapı çalışmalarına başlayan Türk Telekom İl Müdürlüğü yaptığı çalışmaları tamamlayarak Temmuz ayı içersinde ilimizde bulunan büyük sitelere 100 Mbit internet alt yapısını ulaştırmayı planlıyor.</p>
<p>Türk Telekom İl Müdürü Şükrü Şık yapılan çalışmalar hakkında, &#8220;Kırklareli&#8217;nde yaptığımız çalışmalar genel olarak merkezde devam ediyor. Kırklareli&#8217;nde 2 şekilde alt yapı çalışmasında bulunduk. Geçtiğimiz yıl başlattığımız, caddelerde bulunan saha dolaplarının yapılandırılması için çalışmalar bulunuyordu. Bu şekilde merkeze uzak bulunan yerlere de interneti hızlı bir şekilde ulaştırmaya çalıştık. Bu yıl ise fiberoptik kabloları binaların girişlerine kadar ulaştırmaya çalışıyoruz&#8221; diye belirtti. Şık yapılan çalışmaların olduğu yerler hakkında ipuçları vererek, &#8220;Karakaş Mahallesi, Waldorf Caddesi, İstasyon Caddesi gibi yerlerde sitelerde ve apartmanlarda bu alt yapıyı sağlamaya çalışıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>100 Mbit internet için alt yapı oluşturuluyor<br />
Kırklareli&#8217;nde köyler dahil birçok bölgeye alt yapı ulaştırılması için çalışmalar yapıldığına değinen Türk Telekom İl Müdürü Şükrü Şık, &#8220;Kırklareli&#8217;nde 100 Mbit internetin kullanılabilmesi için 20&#8242;ye yakın büyük siteye alt yapı çalışması başlattık. Apartmanların girişlerine kadar fiberoptik kablo ulaştırmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Genellikle Türk Telekom&#8217;un eski hatlarda kullandığı yer altı hatları üzerinden çalışıyoruz&#8221; diye açıkladı. Yapılan alt yapı çalışmalarından da söz eden Şık, &#8220;Çalıştığımız bu 20 site için gerekli panolar hazırlandı. Kabloların ulaştırılmasını sağlamamız gerekiyor. Apartmanların girişlerinde 15&#215;16 cm boyutunda kutular bulunurdu eskiden. Şimdi o kutuların biraz daha büyük olanlarından kullanıyoruz. Bu kutular abonelere getirilen internet için gerekli. Apartmanların girişlerine kadar ulaştırılan bu fiberoptik kablolar direk abonelerin kullanımına verilemiyor. Bu kutular birkaç siteye internet ulaştırılmasını sağlıyor. Bu şekilde evlere daha hızlı internet sağlayabiliyoruz. Bu kutuların üzerlerinde de TTFiber İnternet şeklinde yazılar vardır&#8221; dedi. Şık ayrıca, &#8220;Kırklareli&#8217;nde 32 Mbit ve 50 Mbit interneti de sağlayabileceğimiz yerler bulunuyor. Fakat bu yerlerde bulunan dolaplarla kısıtlı sayıda yere bu internet ulaşabilir. Kırklareli&#8217;ne yeni dolaplar kuruyoruz. Mesela İstasyon Caddesi&#8217;nde askeri lojmanların olduğu yere ayrılan yolun bulunduğu köşede bir tane dolap var. O dolap eski sistem bir bağlantı sağlıyor. Yeni dolaplarımız o dolaplardan biraz daha büyük ve beyaz renkli&#8221; diye sözlerine ekledi.</p>
<p>HD TV yayınları başlayacak<br />
Türk Telekom İl Müdürü Şükrü Şık hazırlanan 100 Mbit internet alt yapısı ile İP Televizyon, HD Televizyon yayınlarını da başlatacaklarını belirtti. Şık, &#8220;100 Mbit internetin ulaştırılması için 20 site üzerine yapılan alt yapı çalışmaları Haziran ayı içersinde sitelerde bulunan evlere 100 Mbit internet imkanının tam olarak sağlanabilmesi ile gerçekleşecek. Aboneler isterlerse yapımı bitmiş olan alt yapı ile artık 100 Mbit internet kullanabilecekler.</p>
<p> Ayrıca Temmuz ayı içerisinde Kırklareli&#8217;nde 100 Mbit interneti destekleyecek alt yapıyı 40-50 büyük siteye de ulaştırmayı planlıyoruz. Hemen hemen yılın 2. yarısında da İP TV, HD Televizyon yayınlarına da başlayacağız&#8221; diye sözlerine ekledi.</p>
<p>Kırklareli&#8217;nde çeşitli yerlerde ara ara yaşanan bağlantı kopukluklarına da değinen Şükrü Şık, &#8220;Vatandaşın satın aldığı internet hızını şebekenin desteklememesi, dolaplara ya da merkeze olan uzaklıklarının fazla olması gibi bazı sorunlar yüzünden internette sorun yaşayabilirler. Örneğin vatandaş 8 Mbit internet satın almıştır fakat eski bakır kabloların olduğu bir alt yapıya sahiptir. O zaman interneti biraz daha yavaş kullanır, 8 Mbit ise 6 Mbit olarak alabilir. Bizim elimizde veriler bulunuyor. Böyle durumlarda biz devreye girerek gerekli çalışmaları yapıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Hazırlanan alt yapılar vatandaşa tek tek tanıtılacak<br />
Kırklareli&#8217;nde merkezde, çeşitli bölgelerde dolapların bulunduğunu belirten Şükrü Şık, &#8220;Merkezde 15 noktada hızlı internet için gereken dolaplar bulunuyor. Temmuz ayında kullanılan bu dolapların sayılarını da 25&#8242;e çıkarmayı düşünüyoruz. 100 Mbit internet için de gerekli cihazların montajı bitti. Fakat çalışmalar hala devam ediyor. Tabii ki bu cihazlara fiberoptik kabloların ulaştırılması, bu cihazlara elektrik sağlanması gibi çeşitli çalışmaların da yapılması gerekiyor. Bunlar sağlandığında alt yapımız da tamamlanmış olacak&#8221; dedi. </p>
<p>Kırklareli&#8217;nde her bölgeye 100 Mbit interneti ulaştırmayı istediklerini fakat ellerindeki bütçeye göre hareket ettiklerini belirten Şık, &#8220;Kırklareli&#8217;nde 100 Mbit internet için alt yapısı tamamlanan bölgelerde vatandaşlara gelen yenilikler hakkında bilgiler vereceğiz. Kırklareli&#8217;nin her yerine ulaştırılamamış bir interneti açık bir reklam ile tanıtmamız yanlış olur. Bu yüzden alt yapının ulaştığı bölgelerde bulunan vatandaşlara tek tek bilgi vererek 100 Mbit interneti kullanmak isteyip istemediklerini soracağız. Zaten bu konuda da elimizde gerekli bölge verileri bulunuyor&#8221; diye açıkladı.</p>
<p>Kırklareli eğitim düzeyi yüksek bir şehir</p>
<p>İnternetin öneminin yüksek olduğu günümüzde, Kırklareli&#8217;nin de oldukça yüksek bir internet kullanımının olduğunu açıklayan Türk Telekom İl Müdürü Şükrü Şık, &#8220;Kırklareli&#8217;nde internet kullanım oranı Türkiye geneline bakıldığında ortalama olarak yüksek bir değerde bulunuyor. Trakya genelinde de interneti yoğun bir şekilde değerlendiren bir ilde bulunuyoruz.<br />
 Kırklareli eğitim düzeyi yüksek bir il. Fakat yine de internet kullanımında çeşitli etkenler bulunuyor. Ailelerin bu konudaki yaklaşımları da önemli bir yere sahip.</p>
<p> Ama Kırklareli&#8217;nde yapacağımız yatırımlar için bu ilden beklentilerimiz oldukça yüksek durumda. Televizyon yayını dahil yapılacak olan yatırımlarda büyük beklentilerimiz var. İnşallah yapılan yatırımların Kırklareli&#8217;nde hizmete girmesi ile birlikte iyi bir netice ile karşılaşırız&#8221; diye açıkladı.</p>
<p>Şık, &#8220;Yapılan çalışmalarda ilerlemeler de oldukça yüksek durumda. Mesela Karakoç ve Ahmetçe&#8217;de sıkıntılı zamanlar yaşıyorduk. Ahmetçe&#8217;ye interneti ulaştıramıyorduk ve Karakoç&#8217;ta da yavaş bir internet kullanımı bulunuyordu. Yaptığımız dolaplarla birlikte köylerdeki sorunlar da azaldı. Şu an Ahmetçe&#8217;ye de interneti ulaştırdık. Karakoç&#8217;ta da yavaş internet sorunu ortadan kalktı&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/100mbit-internet-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ELEKTRİĞİNİ KENDİ ÜRETTİ</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/elektrigini-kendi-uretti/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/elektrigini-kendi-uretti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2011 09:17:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=4214</guid>
		<description><![CDATA[dirne&#8217;nin Keşan ilçesinde hayvancılık yapan bir kişi rüzgardan elektrik üreterek çiftliğinin enerjisini karşılıyor Edirne&#8217;nin Keşan ilçesinde hayvancılık yapan bir kişi rüzgardan elektrik üreterek çiftliğinin enerjisini karşılıyor. Keşan&#8217;a bağlı Büyük Doğanca Köyü&#8217;nde yaşayan Hakan Engin (31), AA muhabirine yaptığı açıklamada, özel bir bankada memur olarak çalışırken istifa edip hayvancılığa başladığını söyledi. Köye iki kilometre uzaklıktaki bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>dirne&#8217;nin Keşan ilçesinde hayvancılık yapan bir kişi rüzgardan elektrik üreterek çiftliğinin enerjisini karşılıyor Edirne&#8217;nin Keşan ilçesinde hayvancılık yapan bir kişi rüzgardan elektrik üreterek çiftliğinin enerjisini karşılıyor.</p>
<p>Keşan&#8217;a bağlı Büyük Doğanca Köyü&#8217;nde yaşayan Hakan Engin (31), AA muhabirine yaptığı açıklamada, özel bir bankada memur olarak çalışırken istifa edip hayvancılığa başladığını söyledi.</p>
<p>Köye iki kilometre uzaklıktaki bir çiftlikte keçi ürettiğini ifade eden Engin, çiftliğinde elektrik olmadığı için çok büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti.</p>
<p>Çiftliğe elektrik getirmek için çeşitli çalışmalar yaptığını ve sonunda başardığını anlatan Engin, şunları söyledi:</p>
<p> &#8221;Bankadan ayrıldıktan sonra arıcılığın yanı sıra keçi beslemeye başladım. Gündüzleri keçilerimi otlatıyorum. Ancak geceleri çiftlikte kalıyorum. Uzun süre elektriksiz kaldım. Sonra nasıl elektrik üretirim diye araştırma yaptım. Çanakkale&#8217;den bir dinamo getirdim. Geri kalan sistemi kendim monte ettim. Bir nevi rüzgar tribünü kurdum. Rüzgar olduğu zaman dönem pervanelerden aküleri dolduruyorum. Burada toplanan enerjiyi de 220 volta çeviriyorum. Bununla aydınlatma yanınla televizyon, radyo ve teybimi çalıştırıyorum. Elektriğe zam gelmesi beni etkilemiyor. Ben elektriğimi doğal yollarla rüzgardan üretiyorum. Biraz param olsa daha iyi bir sistem kurabilirim.&#8221;</p>
<p> AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/elektrigini-kendi-uretti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZAMANIMIZ YOLDA GEÇİYOR</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/zamanimiz-yolda-geciyor/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/zamanimiz-yolda-geciyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2011 05:26:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=4201</guid>
		<description><![CDATA[OECD raporu, dünyada işe gitmek için en fazla vakit harcayan üçüncü ülkenin Türkiye olduğunu ortaya koydu. Paris merkezli Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD’nin ‘How’s life’ (Hayat nasıl) raporu, dünyada işe gitmek için en fazla vakit harcayan üçüncü ülkenin Türkiye olduğunu ortaya koydu. 40 ülkenin incelendiği raporda OECD ülkelerinde işe gitmek için harcanan ortalama sürenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>OECD raporu, dünyada işe gitmek için en fazla vakit harcayan üçüncü ülkenin Türkiye olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Paris merkezli Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD’nin ‘How’s life’ (Hayat nasıl) raporu, dünyada işe gitmek için en fazla vakit harcayan üçüncü ülkenin Türkiye olduğunu ortaya koydu. 40 ülkenin incelendiği raporda OECD ülkelerinde işe gitmek için harcanan ortalama sürenin 38 dakika olduğu saptandı</p>
<p>ORTALAMA 45 DAKİKA</p>
<p>Türkiye yaklaşık 45 dakika ile OECD ülkeleri arasında işe gitmek için en fazla süre harcayan üçüncü ülke oldu.</p>
<p>Birinci sırada 56 dakika ile Güney Afrika yer aldı. Güney Afrika’yı yine yaklaşık 55 dakika ile Japonya takip etti.</p>
<p>İşe gitmek için en az zaman harcayan ülkenin ise 25 dakika ile İrlanda olduğu, ardından 27 dakika ile Danimarka, yarım saat ile de İsveç’in geldiği belirtildi. OECD’li yetkililer işe gitme süresinin mutluluğu etkileyen bir faktör olduğunu belirtiyorlar. (Posta)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/zamanimiz-yolda-geciyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNTERNET&#8217;E DİKKAT</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/internete-dikkat/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/internete-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2011 08:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>
		<category><![CDATA[ÇAĞIMIZIN YENİ HASTALIĞI İNTERNET BAĞIMLILIĞI MI?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=4071</guid>
		<description><![CDATA[İnternet-Bilgisayar Bağımlılığı:Modern Çağın Yeni Hastalığı mı? Bilgisayar ve internet, sağladığı kolaylıklarla, her geçen gün giderek hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Ancak bunun bir takım sorunları da beraberinde getirdiği ayrı bir gerçek. Bu konuya dikkat çeken Lüleburgaz Devlet Hastanesi (Eski SSK Sigorta Hastanesi) Psikiyatri Uzmanı Dr.Volkan Balcı, &#8220;İnternette gezinmek, bilgisayar oyunları oynamak, chat yapmak, sosyal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet-Bilgisayar Bağımlılığı:Modern Çağın Yeni Hastalığı mı?<br />
Bilgisayar ve internet, sağladığı kolaylıklarla, her geçen gün giderek hayatımızın  ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Ancak bunun bir takım sorunları da beraberinde getirdiği ayrı bir gerçek.<br />
Bu konuya dikkat çeken Lüleburgaz Devlet Hastanesi (Eski SSK Sigorta Hastanesi) Psikiyatri Uzmanı Dr.Volkan Balcı, &#8220;İnternette gezinmek, bilgisayar oyunları oynamak, chat yapmak, sosyal paylaşım sitelerine girmek için de atalarımızın bize öğütlediği &#8220;Çoğu zarar azı karar&#8221; mantığı geçerli.Kullanımda sınırlar aşıldığında İnternet-Bilgisayar Bağımlılığı ile karşılaşılabiliyor.Bağımlılık, sadece uzun süreler bilgisayar başında kalmaktan ziyade, beraberinde kişinin her geçen gün daha uzun sürelere ihtiyaç duyması, internete giremediğinde öfke, hırçınlık gibi belirtiler sergilemesi, günlük işlerini ve ilişkilerini sürdürmede zorluklar yaşamasıyla kendini gösteriyor.Bu durumda birey, internetin işini ve sosyal ilişkilerini engellediği gerçeğinden koparak, işi ve sosyal ilişkilerinin internete girmesine engel olduğu şeklinde bir düşünce içinde kendini bulabiliyor.&#8221;</p>
<p>Öğrenciler Risk Altında!<br />
 Sözlerine devam eden Dr.Balcı,&#8221;Bu durum her yaşta görülebilmekle beraber en çok 12-18 yaşlar arasında gözleniyor.Bu haliyle, genç nüfusun yoğun olduğu ülkemizde ilk ve orta öğrenim  öğrencileri en büyük risk grubunu oluşturuyor. Öğrencilerde, ders başarısında düşme, hırçınlık, sosyal ilişki kurmada güçlük,içe kapanma, uyku bozukluğu, beslenme bozukluğu, bağışıklığın bozulmasına bağlı sık sık hastalanma şeklinde kendini gösterebiliyor. ABD&#8217;de yapılan çalışmalarda, her üç boşanmanın birinde boşanma nedeni olarak internet bağımlılığı gösterilmiş. Maalesef, evlilikleri de tehdit eder bir durum söz konusu.&#8221;</p>
<p>Sosyal Paylaşımdan Sosyal İzolasyona&#8230;<br />
Popüler olan sosyal paylaşım siteleri bir dereceye kadar sosyal ilişkilerin kurulmasına ve zenginleşmesine yardımcı olabilirken, sınırlar aşıldığında sosyal izolasyona ve içe kapanmaya giden durumlara da sebep olabiliyor. Sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla sağlanan iletişim, yüz yüze olan iletişime göre ağırlık kazanmaya başladığında, birey günlük ilişkilerine yabancılaşmış hale gelip, içe kapanık, mutluluğu sanal ortamda arayan bir kimseye dönüşmüş olabiliyor.<br />
Neler Yapılmalı?<br />
Dr.Balcı,&#8221;Amaç,kişiyi tamamen internet ve bilgisayardan koparmak değil, bunları ölçülü ve faydalı şekilde kullanmasına yardımcı olmak olmalı. Çünkü bunlar modern yaşamın gerçekleri olduğu kadar da ihtiyaçları.Öncelikle bağımlılık konusunda kişinin farkındalığının sağlanması gerekiyor.İnternete girmenin aile kontrolünde belli zamanlar dahilinde olması, şifre koyma, belli sitelere erişimi engelleyen programlar işe yarıyabiliyor. Kontrol sağlanamazsa bir Psikiyatri uzmanından destek alınması gerekebilir.Genellikle beraberinde depresyon ve anksiyete (bunaltı) bozuklukları eşlik edebiliyor.Bu durumda ilaç tedavisi gerekebiliyor.Psikiyatride uyguladığımız tedaviler en başta, farkındalığı sağlayıp, internete girme davranışını kontrol edebilmeye yönelik ailenin de sürece dahil edildiği bilişsel davranışçı psikoterapiler ve gereğinde destekleyici ilaç tedavileri şeklinde olmakta. Gerektiğinde, hastanemiz psikiyatri polikliniğinde bu hizmetleri vermeye her zaman hazırız.&#8221;şeklinde sözlerini bitirdi.</p>
<p>HÜRFİKİR GAZETESİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/internete-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNANILMAZ DÜNYA REKORU</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/inanilmaz-dunya-rekoru/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/inanilmaz-dunya-rekoru/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Sep 2011 09:39:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=3918</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yıl bir Japon kanalının programına katılan Çin&#8217;in Zhejiang Eyaleti&#8217;nde oturan Su Xi Zhong yan yana konulan her biri diğerinden daha yüksek 15 tabureden oluşturulan basamakları başının üzerinde ters durarak tek tek aştı. İzleyicilerin şaşkın bakışları arasında basamakları tek tek zıplayarak başının üzerinde aşan Çinli&#8217;nin bu denemesi başarıyla sonuçlanırken, Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri görüntüleri dün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl bir Japon kanalının programına katılan Çin&#8217;in Zhejiang Eyaleti&#8217;nde oturan Su Xi Zhong yan yana konulan her biri diğerinden daha yüksek 15 tabureden oluşturulan basamakları başının üzerinde ters durarak tek tek aştı.</p>
<p>İzleyicilerin şaşkın bakışları arasında basamakları tek tek zıplayarak başının üzerinde aşan Çinli&#8217;nin bu denemesi başarıyla sonuçlanırken, Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri görüntüleri dün yayınlayarak rekorun tescil edildiğini açıkladı.</p>
<p><script type='text/javascript' src='http://www.luleburgaz.org/wp-content/plugins/hana-flv-player/flowplayer3/example/flowplayer-3.2.6.min.js'></script>
<div >
<div id='hana_flv_flow3_1' style='display:block;width:590px;height:430px;' title=""></div>
</div>

			<script  type='text/javascript'>
		flowplayer('hana_flv_flow3_1', { src: 'http://www.luleburgaz.org/wp-content/plugins/hana-flv-player/flowplayer3/flowplayer-3.2.7.swf', wmode: 'transparent' }, { 

    		clip:  { 
    			url: 'http://www.luleburgaz.org/wp-content/uploads/2011/09/kafa-rekor.flv',
        		scaling: 'scale', autoPlay: false, autoBuffering: true 
				   , onFinish : function () { this.seek(0); } 
	        }

		}); 
			</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/inanilmaz-dunya-rekoru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.luleburgaz.org/wp-content/uploads/2011/09/kafa-rekor.flv" length="3974337" type="video/x-flv" />
		</item>
		<item>
		<title>YENİ İTFAİYE ARAÇLARI</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/yeni-itfaiye-araclari/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/yeni-itfaiye-araclari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 May 2011 14:24:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=3288</guid>
		<description><![CDATA[Lüleburgaz Belediyesi İtfaiye Müdürlüğüne alınan yeni itfaiye aracı hizmete girdi. Kongre Meydanı&#8217;nda yapılan törende, 18 metre merdiven uzunluğu olan aracın tanıtımı yapıldı. Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, törende yaptığı konuşmada, &#8220;Günümüzde teknolojinin izin verdiği her şeyi Lüleburgaz Belediyesi çalışanlarına ve Lüleburgaz halkına sunmaya çalıştık. Göreve geldiğimiz günden bu yana Lüleburgaz Belediyesinin bütün ihtiyaçlarını karşılamak için elimizden geleni yaptık. Lüleburgaz Belediyesi İtfaiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lüleburgaz Belediyesi İtfaiye Müdürlüğüne alınan yeni itfaiye aracı hizmete girdi. Kongre Meydanı&#8217;nda yapılan törende, 18 metre merdiven uzunluğu olan aracın tanıtımı yapıldı.<br />
Lüleburgaz Belediye Başkanı <a title="Emin Halebak Haberleri" href="http://www.sondakika.com/emin-halebak/"><span style="text-decoration: underline;">Emin Halebak</span></a>, törende yaptığı konuşmada,<br />
&#8220;Günümüzde teknolojinin izin verdiği her şeyi Lüleburgaz Belediyesi çalışanlarına ve Lüleburgaz halkına sunmaya çalıştık. Göreve geldiğimiz günden bu yana Lüleburgaz Belediyesinin bütün ihtiyaçlarını karşılamak için elimizden geleni yaptık. Lüleburgaz Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü olarak bütün iş yerlerinde, kuruluşlarda eğitimler veriyoruz. İtfaiyeler önemlidir. Bu araç da itfaiye teşkilatımızı daha da güçlendirecektir&#8221; dedi.</p>
<p>Konuşmanın ardından kurban kesilerek, kurbanın kanı yeni itfaiye aracına ve itfaiyecilerin alınlarına sürülmesiyle itfaiye aracı hizmete girdi.</p>
<p>LÜLEBURGAZ HABER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/yeni-itfaiye-araclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜNEŞ ENERJİLİ BİSİKLET</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/gunes-enerjili-bisiklet/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/gunes-enerjili-bisiklet/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 07:17:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.luleburgaz.org/?p=3247</guid>
		<description><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu&#8217;nda güneş enerjisi ile çalışan bisikletin tanıtımda, bisikleti tasarlayan öğretim görevlisi ve öğrencileri kutladı. Bisiklet hakkında bilgiler alan Aykaç, okul bahçesinde bisikletle gezdi. Aykaç, burada yaptığı açıklamada, Kırklareli Üniversitesi olarak daha başarılı işlere imza atmak için gece gündüz heyecanla çalıştıklarını kaydetti. Kırklareli Üniversitesi&#8217;de yeni bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu&#8217;nda güneş enerjisi ile çalışan bisikletin tanıtımda, bisikleti tasarlayan öğretim görevlisi ve öğrencileri kutladı. Bisiklet hakkında bilgiler alan Aykaç, okul bahçesinde bisikletle gezdi.</p>
<p>Aykaç, burada yaptığı açıklamada, Kırklareli Üniversitesi olarak daha başarılı işlere imza atmak için gece gündüz heyecanla çalıştıklarını kaydetti.</p>
<p>Kırklareli Üniversitesi&#8217;de yeni bir üniversite olmasına rağmen iş dünyasına yönelik güzel projeler üretildiğini belirten Aykaç, &#8221;Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu yöneticileri ve öğrencileri çok güzel projeler yapmışlar. Bu projelerin daha güzelleri, gelişmişleri yapılacak. Öğrencilerimizin tasarladığı güneş enerjisiyle çalışan bisikletle gurur duyu-yoruz. Üniversitemiz, Kırklareli&#8217;ne ve ülkemize eğitimin yanında, teknoloji ve bilim alanında güzel işler yapacak. Biz bu heyecanla çalışıyoruz. Yapılan her bir yenilik üniversitemiz ailesini mutlu ediyor&#8221; dedi. Mekatronik Bölümü öğretim görevlisi ve proje sorumlusu Adnan Fatih Kocamaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin proje dersinde, yenilenebilir enerji kaynaklarına dikkat çekmek için güneş enerjisi ile çalışan bisiklet tasarladıklarını anlattı. Kocamaz, projenin kendi önderliğinde, öğrencileri Ahmet Said Özmen, Emre Çeliktaş, Serkan Kula, Çağrı Çevik, Gökhan Arslanalp ve Ali Beğenmiş tarafından yaklaşık 4 ayda tamamlandığını kaydetti.</p>
<p>Projenin 750 TL&#8217;ye mal olduğunu belirten Kocamaz, öğrencilerin insan gücü kullanılmadan, çevreye zarar vermeden, güneşten üretilen enerji ile bisikletin çalışabileceğini ispatladıklarını belirtti. Proje grup lideri öğrenci Ahmet Said Özmen ise günümüz dünyasının en büyük sorunu olan enerji sorununu doğaya zarar vermeden, güneşten elde edilen enerji sayesinde hareket eden bir bisiklet geliştirerek, çevre dostu olu-nabileceğini gösterdiklerini ifade etti.</p>
<p><strong>İlk icat</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Güneş enerjisiyle çalışan bisikletin &#8221;icat&#8221; olmadığını ve benzer çalışmaların ülkemizde var olduğunu hatırlatan Özmen, proje hakkında şu bilgileri verdi: &#8221;Bisikletimiz üç tekerlekli olup, üzerine monte ettiğimiz iki güneş paneli yardımıyla, iki akü şarj ediliyor. Aküler sayesinde, bisikletin üzerindeki motor aldığı enerji ile bisikleti harekete geçiri-yor. Güneşe bırakıldığında 15 saatte dolan akülerimiz sayesinde bisikletle 50 kilometre yol kat edilebiliyor. Bisiklet saatte 10 kilometre hıza sahip. Bisikletimiz tek kişilik tasarlandı. Elektrikli bisiklet projesini daha da geliştirerek, üzerine otomobillerdeki gibi CD çalar, çakmak ve mini buzdolabı da yapmayı hedefliyoruz. Bir sonraki hedefimiz güneş enerjisiyle olduğu gibi rüzgardan da yararlanarak bisikleti dizayn etmek&#8221;</p>
<p>&#8221;Projemizde asıl dikkat çekmek istediğimiz nokta ise Türkiye&#8217;nin dünyada en çok güneş alan ülkelerden biri olmasına rağmen bu enerjiyi verimli şekilde kullanılmadığıdır&#8221; diyen Özmen, konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Güneş enerjisi ve diğer yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak, doğaya zarar vermeden Türkiye&#8217;nin enerji açığı çok kolay şekilde kapatılabilir. Projemizi derslerimizden öğrendiğimiz bilgilere dayanarak geliştirdik.&#8221;  Bu arada elektrikli bisikleti tasarlayan öğrencilerin arkadaşları da bisiklete binerek okul bahçesinde tur attı, bisiklet başında hatıra fotoğrafı çektirdi. ,</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/gunes-enerjili-bisiklet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANKESÖR ŞİMDİ BEDAVA</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/telekom-ankesor-1-dakika-bedava-konusma/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/telekom-ankesor-1-dakika-bedava-konusma/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Dec 2010 05:03:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>
		<category><![CDATA[ankesörlü telefondan ücretsiz konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[telekom 1 dakika ücretsiz konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[telekom kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz 1 dakika konuşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://luleburgaz.org/?p=2308</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye genelindeki tüm ankesörlü telefonlardan 28 Şubat 2011 tarihine kadar bir dakikalık görüşmeler ücretsiz. Yapılan yazılı açıklamaya göre, yarın başlayacak kampanyada, kullanıcıların bir dakikalık şehir içi aramaları için ahizeyi kaldırıp numarayı çevirmeleri yeterli olacak. Kampanyadan, Türkiye genelinde sayıları 80 bini bulan tüm ankesörlü telefonlardan yararlanılabilecek. Açıklamaya göre, &#8220;şehir içi 1 dakika bedava&#8221; kampanyası daha önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelindeki tüm ankesörlü telefonlardan 28 Şubat 2011 tarihine kadar bir dakikalık görüşmeler ücretsiz.</p>
<p><a href="http://www.internethaber.com/bedava-dakikalarinizi-unutmayin-313213h.htm#ixzz17N8mwaha"></a>Yapılan yazılı açıklamaya göre, yarın başlayacak kampanyada, kullanıcıların bir dakikalık şehir içi aramaları için ahizeyi kaldırıp numarayı çevirmeleri yeterli olacak.</p>
<p>Kampanyadan, Türkiye genelinde sayıları 80 bini bulan tüm ankesörlü telefonlardan yararlanılabilecek.</p>
<p>Açıklamaya göre, &#8220;<strong>şehir içi 1 dakika bedava&#8221; kampanyası daha önce Türkiye genelindeki ilköğretim okullarında uygulanmış ve kampanya süresince ilköğretim okullarında bulunan 7 bin civarındaki ankesörlü telefonun kullanım yoğunluğu yaklaşık 12 kat artmıştı.</strong></p>
<p><strong>Uygulamanın gördüğü bu ilgi üzerine kampanyanın Türkiye genelindeki tüm ankesörlü telefonları kapsayacak şekilde yaygınlaştırıldığı bildirildi.</strong></p>
<p>Kaynak : <a href="http://www.internethaber.com/bedava-dakikalarinizi-unutmayin-313213h.htm#ixzz17N7vPEdT">İ</a>nternetHaber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/telekom-ankesor-1-dakika-bedava-konusma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YOUTUBE AÇILDI</title>
		<link>http://www.luleburgaz.org/youtube-acildi/</link>
		<comments>http://www.luleburgaz.org/youtube-acildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Oct 2010 22:39:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNTERNET]]></category>
		<category><![CDATA[youtube açıldı]]></category>
		<category><![CDATA[YOUTUBE NASIL AÇILDI]]></category>
		<category><![CDATA[YOUTUBEEAÇILDI HABERLERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://luleburgaz.org/?p=2078</guid>
		<description><![CDATA[Kapatma kararını veren mahkeme, Youtube yasağını kaldırdı. 2.5 yıl önce Atatürk&#8217;e hakaret içeren sitede yer alması üzerine erişim yasağı getirilmişti. Youtube erişim, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla 5 Mayıs 2008&#8242;den beri engelleniyordu. BAŞSAVCI EMNİYET&#8217;E SORDU Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Kürşat Kayral, Emniyet Genel Müdürlüğü Bilim Suçları Büro Amirliği&#8217;ne yazı yazarak Youtube&#8217;un kapatılmasına gerekçe olan ve Atatürk&#8217;e hakaret içeren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kapatma kararını veren mahkeme, Youtube yasağını kaldırdı. </strong><strong>2.5 yıl önce Atatürk&#8217;e hakaret içeren sitede yer alması üzerine erişim yasağı getirilmişti.</strong></p>
<p>Youtube erişim, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla 5 Mayıs 2008&#8242;den beri engelleniyordu.</p>
<p><strong>BAŞSAVCI EMNİYET&#8217;E SORDU</strong></p>
<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Kürşat Kayral, Emniyet Genel Müdürlüğü Bilim Suçları Büro Amirliği&#8217;ne yazı yazarak Youtube&#8217;un kapatılmasına gerekçe olan ve Atatürk&#8217;e hakaret içeren dört videonun siteden kaldırılıp kaldırılmadığını sordu.</p>
<p>Emniyetten söz konusu videoların kaldırıldığına yönelik cevap alan Kayral, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun&#8217;un 8. maddesinin 9. fıkrasına dayanarak Youtube&#8217;a erişimin engellenmesi kararının kaldırılmasına karar verdi.</p>
<p>Savcı, siteye erişimin serbest bırakılması için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı&#8217;na gerekli yazıyı yazdı.</p>
<p>Merkezi Almanya&#8217;da bulunan International Licencing Service adlı bir telif ajansı, dün Atatürk&#8217;e hakaret içeren videoların haklarını satın alarak siteden kalldırdığını açıklamıştı.</p>
<p><strong>YILDIRIM: NİHAYET GÖRDÜLER</strong></p>
<p>Ulaştırma Bakanı Yıldırım, YouTube&#8217;un sansürlenmesine neden olan sakıncalı içeriğin siteden kaldırıldığını, müracaat halinde sitenin açılabileceğini açıklamıştı. Yıldırım, Türkiye&#8217;nin bir hukuk devleti olduğunu ve bu nedenle herkesin hukuka saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak, şunları söylemişti:</p>
<p><strong>&#8221;Nihayet bu paylaşım sitesinin yöneticileri de bu yönde hareket etmeye karar verdiler. Hukukun izlenmesinden başka hiçbir yolun geçerli olmadığını gördüler zannediyorum.</strong> Bundan sonraki aşama, yargı kararı yerine getirildiğine göre, mahkemeye müracaat edip tamamen bu filtrelemenin ortadan kaldırılması aşamasıdır. Gördüğünüz gibi herkes yasalara uyunca hiçbir sorun çıkmıyor.&#8221;</p>
<p>Kaynak : <a href="http://www.internethaber.com/ve-youtube-2,5-yil-sonra-ozgur-306721h.htm#ixzz13strgVID">http://www.internethaber.com/ve-youtube-2,5-yil-sonra-ozgur-306721h.htm#ixzz13strgVID</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.luleburgaz.org/youtube-acildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

