ACI HATIRA

22 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori YAŞAM

Lüleburgaz’a bağlı Akçaköy’de 10 Ağustos Salı günü saat 00.30’da meydana gelen kazada bir fabrikaya ait servis minibüsünün motosikletine çarpması sonucu hayatını kaybeden Özkan Abraş’ın Akçaköy’deki evinde yas bitmedi.

Kazanın üzerinden yaklaşık iki hafta geçmesine rağmen Abraş’a ait motosiklet ve ardında kalan malzemeleri inceleyen ailesi ve yakınları yaşanan olayın kaza değil cinayet olduğunu düşünüyor.

Kazadan 5 gün önce 24 yaşına giren ve kendine yeni motosiklet aldıktan sonra hevesini alamadan hayata gözlerini yuman Özkan Abraş’ın ağabeyi Serkan Abraş kazanın ardından yaşananlarla ilgili şöyle konuşuyor;

“Kardeşim Ahmetbey yolu üzerinde yol kenarında durup, kaskını çıkardıktan sonra sigara yakmak istiyor. O sırada arkadan gelen servis aracı kardeşimin motoruna arkadan çarparak yaklaşık 50 metre önünde sürüklüyor ve sol şeride geçip şarampole giriyor. Motor şarampole düşerken minibüs üzerine çıkarak tarlaya giriyor. Kardeşim bu sırada hayatını kaybediyor. Köyün MOBESE kameralarında kardeşimin kaskla dolaştığı görülüyor. Kaza sırasında kardeşim kasksız ve yanında bir adet sigara ve çakmak bulunuyor. Bir servis şöförü nasıl olur da hiç fren yapmadan 50 metre bir motoru sürükler. Hiç mi birşey olduğunu anlamadı? Gözlerinde bir problem olmasından endişe ediyoruz. Zaten şoför gözlüklü bir kişi.”
Abraş ailesi olay yerinde kazanın ardından yapılan incelemenin gece olmasından dolayı yeterli olmadığını düşünüyor ve bir sonraki olay yeri incelemesinin önümüzdeki günlerde yapılacağını belirterek; “Olaydan 15 gün sonra keşife gelecekler. Olay yerindeki izler kalktıktan sonra mı gelecekler? Bunları yetkililerin duymasını istiyoruz” dedi.

Özkan Abraş’ın babası Akif Abraş ise, “Bu olayın kazayla bir alakası yok. Bizim başımız yandı başkalarının başı yanmasın. Olay yerinde oğlumun tek sigara ve çakmağı bulundu. Bu onun yol kıyısında durduğuna işarettir. Asfaltta da herhangi bir fren izi yok. Bizim üzüldüğümüz bir diğer konu da cenazemizin olduğu gün mahkeme olması. Bir de bize ‘neden mahkemeye gelmediniz?’ dediler” şeklinde dert yandı.