EDİRNE KAKAVA : LÜLEBURGAZ HABER


KAKAVA 2010

16 Nisan 2010 Yazan  
Kategori KÜLTÜR&SANAT, YAŞAM

Edirne ValiliÄŸince 1 hafta boyunca ”Edirne’nin 659. Fetih Yıl Dönümü Kutlama Programı” adı altında yapılacak etkinlikler, 5 Mayıs ÇarÅŸamba günü baÅŸlayacak. Öğleden sonra, Edirne Belediyence organize edilen Sarayiçi mevkisindeki Kakava ÅŸenlikleri baÅŸlayacak, Kakava ateÅŸi yakılıp etli pilav dağıtılacak. Gece, müzik grupları sahne alacak.

Edirne’de Kakava ÅŸenlikleri öncesi davul zurna eÅŸliÄŸinde kenti gezecek Roman çeribaşı (Romanların lideri) tarafından vatandaÅŸlar ÅŸenliklere davet edilecek. Roman vatandaÅŸlar ise Kakava sabahı giymek üzere gelinliklerini ve yeni giysilerini hazırlayıp Kakava sabahı güllerin altına bırakacakları dileklerini yazacak.

Etkinlikler 6, 7 ve 8 Mayıs’ta Saraçlar Caddesi’ndeki eÄŸlence ve konserlerle sürecek. 9 Mayısta Milli Piyango Edirne Özel ÇekiliÅŸi yapılacak.

* Kakava nedir?
Kırklarelili araÅŸtırmacı Nafiz Karaçam, Kakava’nın kökenlerini şöyle açıklıyor:

”Kakava, Mısır ve Önasya kökenli bir inanç olarak kabul ediliyor. Çingene mitolojisine göre Kakava, Eski Mısır’da Tanrı Kral Firavun’un Kopt halkı (Kıpti) ile yaÅŸayan ve kökeni baÅŸka bir topluma zulmetmeye dayanan mucizevi olayların zamanla inanca dönüşmesidir. Mısır’da zulüm görenler kaçmaya baÅŸlar. Onları izleyen Firavun’un askerleri suda boÄŸulur. Kalanlar yine bir kurtarıcının gelip kendilerini kurtaracağına inanırlar. O sabah Çingeneler akarsu kenarlarına inerler. Kurtarıcının ölümsüz olması baÅŸlıca sevinç kaynağıdır. Bu nedenle çılgınca eÄŸlenirler.”

Kakava kapsamında, ÅŸafak sökmeden grup halinde Tunca Nehri’ne doÄŸru müzik eÅŸliÄŸinde giden Romanlar nehirde yıkanıyor. Müzik eÅŸliÄŸinde eÄŸlenen Romanlar, ateÅŸ yakıp üzerinden atlıyor. Yüzler güneÅŸin doÄŸduÄŸu tarafa dönülüyor, söğüt dalları suya batırılıp sırta sürülerek yeni yıl için dilek tutuluyor. Evler süpürülüyor, eski hasırlar ortaya çıkarılıp yakılırken ”Mart içeri pire dışarı” deniliyor. Evdeki giyecekler havalandırılıyor.

* Hıdırellez inanışları
Hıdırellez, Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardandır. Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştukları gün olarak kutlanmaktadır. 6 Mayıs günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı tarihtir.

Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (abıhayat) içerek ölümsüzlüğe ulaÅŸmış, zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaÅŸarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk, bereket ve saÄŸlık dağıtan, Allah katında ermiÅŸ bir ulu veya peygamberdir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür. Hızır’ın insanların dileklerini yerine getirdiÄŸine, kuvvet, uÄŸur, saÄŸlık, zenginlik ve mucizeler saÄŸladığına inanılır.

Hıdırellez gününden önce evler baÅŸtan baÅŸa temizlenir. Temiz olmayan evlere Hızır’ın uÄŸramayacağı düşünülür. Hıdırellez günü giyilmek üzere yeni elbiseler, ayakkabılar alınır.

Bu günde edilen duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır. Kurban ve adaklar ”Hızır hakkı” için olmalıdır.

Hıdrellez kutlamaları daima yeÅŸillik alanlarda, su kenarlarında, türbe veya yatırın yanında yapılmaktadır. Hıdırellez’de baharın taze bitkilerini, taze kuzu eti veya kuzu ciÄŸeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiÄŸi zaman saÄŸlık ve ÅŸifa bulunacağına inanılır. Kırlardan toplanan çiçek veya otlar kaynatılarak suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceÄŸine, bu suyla 40 gün yıkanılırsa gençleÅŸilip güzelleÅŸileceÄŸine inanılır.

Hıdırellez gecesi yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin aÄŸzı açık bırakılır. Ev, baÄŸ, bahçe, araba isteyen kiÅŸiler Hıdırellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceÄŸine inanırlar.

Kısmetinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar, su dolu çömleğe kendilerine ait yüzük, küpe, bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra gül ağacının dibine bırakır, sabah erkenden çömleğin yanına giderek sütlü kahve içip ağızlarının tadının bozulmaması için dua eder. Ardından niyet çömleğinin içindekiler mani okunarak çıkarılır.

5 Mayıs akşamı gül dallarına para asılır, açık cüzdan bırakılır. Böylelikle bolluk ve berekete ulaşmak, varlıklı kişiler olmak düşlenir. Asılan paralar veya cüzdanlar 6 Mayıs sabahı erkenden geri toplanır. Evdeki herkes için 7 fasulye veya 7 nohut ekilir, gelebilecek kötülüklerin bunlara gelmesi dilenir. 5 Mayıs akşamı evlenme çağına gelmiş kızlara bulaşık yıkatılmaz.

Hıdırellez günü erkenden kalkılıp kapılar, genç kızlar için hazırlanan sandıklar açılır. Bunun amacı, eve bereket dolması, genç kızın iyi bir evlilik yapmasıdır. Hıdırellez günü sabah gün doÄŸarken kırlara, baÄŸlara, bahçelere çıkılıp buralarda Hızır’ın ayak izlerine basılarak bolluÄŸa ulaşılması düşlenir. Hiçbir ÅŸey dalından koparılmaz.

Anadolu’nun birçok yöresinde, Hıdırellez gecesi tutulan dileklerin gerçekleÅŸeceÄŸine, hastaların iyileÅŸeceÄŸine, uÄŸursuzlukların sona ereceÄŸine, sorunlara çözüm bulunacağına, kısmetin açılacağına, bereketin artacağına inanılır. Ev sahibi olmak isteyenler dört yol aÄŸzına veya gül dalının dibine kibrit kutusu, hamur, çöp gibi ÅŸeylerle ev benzeri maketler koyar ve ertesi gün erkenden alırlar. Evlenmek isteyen kızlar gelin maketi yapar ve gül dalına asarlarsa evlenecekleri kiÅŸiyi düşlerinde göreceklerine inanılır. Evlenmekte gecikmiÅŸ olanlar o gece baÅŸlarının üzerinde kilit açtırır. Kırlardan toplanan 40 tür bitkiden kaynatılarak elde edilen suyun tüm hastalıklara iyi geleceÄŸi inancı yaygındır. Evlere yeÅŸil dallar asılır.

5 Mayıs gecesinin en yaygın geleneklerinden biri de ateşin üzerinden atlamaktır. Ateşten atlamanın yaz mevsimine çıkılmasını kolaylaştırdığına, insanların günahlarından arınarak hafiflik kazanmasını sağladığına inanılmaktadır.

YEŞİLYURT GAZETESİ