SÜTE NELER OLUYOR?

06 Nisan 2010 Yazan  
Kategori Büyükbaş, Hayvancılık

Süt fiyatlarını üretimi devam ettirebilecek noktada tutana kadar süt verememek de dahil olmak üzere her türlü hakların kullanılacağına dikkat çeken Kırklareli Süt Üreticileri Birliği, “Kendi ipimizi kendimiz çekeriz, size çektirmeyiz” dedi…

Kırklareli Süt Üreticileri Birliği, çiğ süt ihale fiyatlarının süresi dolmadan düşürülmeye çalışıldığını belirterek, öne sürülen gerekçelerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Kırklareli Süt Üreticileri Birliği’nce yapılan yazılı açıklamada, bundan sonra süt fiyatlarını üretimi devam ettirebilecek noktada tutana kadar süt verememek de dahil olmak üzere her türlü hakların kullanılacağı kaydedilerek, “Kendi ipimizi kendimiz çekeriz, size çektirmeyiz” denildi. Kırklareli Süt Üreticileri Birliği’nin açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“Çiğ süt ihale fiyatları süresi dolmadan düşürülmeye çalışılıyor.
Ocak-Şubat-Mart 2010 tarihlerinde geçerli olan ve birkaç yerde belirlenen 0,85 TL çiğ süt litre taban fiyatları; Arz fazlalığı var, Talep düşük, Fiyatlar olması gerekenden fazla, gibi gerekçelerle süresi dolmadan düşürülmeye çalışılmaktadır.
Biz üretici örgütleri, öne sürülen bu gerekçelerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını çok iyi biliyoruz.
Aslında Türkiye bu duruma hiç de yabancı değildir
Biz üreticiler olarak bu duruma hiç de yabancı değiliz. Geçmiş yıllarda da sanayiciler;
Stoklar birikti, depolarımızda yer kalmadı, Marketler ödemelerde vade süresini 3-4 aya çıkarttı, Arz-talep dengesi değişti, Günlük 500 ton fazla üretim var, Satışlar azaldı, ürünlerimizi satamıyoruz,
Küresel mali kriz reel sektörü etkiler hale geldi, bizde etkilendik gibi gerçek dışı gerekçelerle süt fiyatlarını düşürüp, sektörü krize sokmuşlardır.
Neticede; süt fiyatları üretimin en düşük olduğu dönemlerde düşürülmüş, yem fiyatlarının aşırı yükselmesi neticesinde maliyet baskısına dayanamayan üreticiler binlerce damızlık hayvanı kasaba göndermek zorunda kalmış, birçok yatırım atıl duruma düşmüş, birçok üreticide üretimi terk etmiştir. Ve ülkemiz bütün bu yaşananların ardından yükselen et fiyatları nedeniyle uzun süre kırmızı et sektörünü tartışmak zorunda kalmıştır.

Bütün buna rağmen; Ülkemiz bu dönemde son beş yılın en büyük ihracatını yapmış, En fazla süttozu ve tereyağı ithalatını yapmış, Perakende süt ve süt ürünleri fiyatları ise tüketicilere çok yüksek fiyatlarla satılmaya devam etmiştir.
Yani bu durumdan ne üretici ne tüketici ne de ülkemiz kazançlı çıkmıştır. Kazançlı çıkanları, bütün bu açıklamalardan sonra kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Siz basın mensuplarının huzurunda süt fiyatlarını düşürenlere şunları sormak istiyoruz;
Bugün ne olmuştur da fiyatlar düşürülmeye çalışılmaktadır?
Dünyada süt sektöründe veya ekonomik anlamda bizim bilmediğimiz bir kriz mi vardır?
Sanayicilerin bizim bilmediğimiz hangi girdileri ciddi oranda artmaktadır?
Hangi ürünleri satılamamaktadır?
Ürünleri satılamıyorsa neden tüketici fiyatları yükseltilmektedir?
Fiyatları yükselterek satışları artırmak dünyada bizim bilmediğimiz yeni bir pazarlama stratejisi midir?
Kamuya buradan seslenmek istiyoruz.
Bugün Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde süt işletmelerinin kurulması için ciddi kaynak aktarıyorsunuz, hayvancılığa her yıl artan oranlarda destekler veriyorsunuz.

Ne için ?
Kurdurduğunuz işletmeler bu istikrarsız piyasada kapansın diye mi?
Bu işletmelerdeki hayvanlar maliyetler karşılanamadığı için kesime gönderilsin diye mi?
Ülke kaynakları heba edilsin diye mi?
Alım gücü düşük tüketiciler, birileri zengin olacak diye daha pahalıya süt, peynir, yoğurt tüketsin diye mi?
Yıllardır üreticiyi örgütsüz zannedip, meydanı boş bulduğunu zannedenlere buradan seslenmek istiyoruz.
Biz süt fiyatlarını üretimi devam ettirebileceğimiz seviyede tutabilmek için her türlü diyalog kanallarını denedik,
Her yolu denedik ama bir türlü sonuç alamadık,
Artık üreticiler sizin zannettiğiniz kadar örgütsüz değil,
Bizlere başka yol bırakmadınız,
“Kendi ipimizi kendimiz çekeriz, size çektirmeyiz”
Bundan sonra süt fiyatlarını üretimi devam ettirebileceğimiz noktada tutana kadar süt verememek de dahil olmak üzere her türlü hakkımızı kullanacağız.”

GÖRÜNÜM GAZETESİ